Ana Sayfa › Kur'an ve Hadis › Kur'an-ı Kerim Meali › Gâşiye Suresi

Gâşiye Suresi: Arapçası ve Türkçe Meali

Kategori: Kur'an ve Hadis · Meal: Elmalılı Hamdi Yazır

Sûre sırası: 88 · Âyet sayısı: 26 · İndiği yer: Mekkî · Arapça adı: سُورَةُ الغَاشِيَةِ

Türkçe mealiArapçası

Rahmân, Rahîm Allahın ismiyle

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

1Geldi mi sana o Gaşiye hadîsi?

هَلْ أَتَاكَ حَدِيثُ الْغَاشِيَةِ

2Bir takım yüzler o gün eğilmiş zillete düşmüştür.

وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ خَاشِعَةٌ

3Çalışmış fakat boşuna yorulmuştur.

عَامِلَةٌ نَاصِبَةٌ

4Kızışmış bir ateşe yaslanırlar.

تَصْلَىٰ نَارًا حَامِيَةً

5Kızgın bir menba'dan sulanırlar.

تُسْقَىٰ مِنْ عَيْنٍ آنِيَةٍ

6Yiyecekleri yok ancak bir darî'.

لَيْسَ لَهُمْ طَعَامٌ إِلَّا مِنْ ضَرِيعٍ

7Ne besler ne açlıktan kurtarır.

لَا يُسْمِنُ وَلَا يُغْنِي مِنْ جُوعٍ

8Bir takım yüzler de o gün mes'uddur.

وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ نَاعِمَةٌ

9Sayinden hoşnuddur.

لِسَعْيِهَا رَاضِيَةٌ

10Yüksek bir Cennette.

فِي جَنَّةٍ عَالِيَةٍ

11Ki onda lağviyyattan bir kelime işidilmez.

لَا تَسْمَعُ فِيهَا لَاغِيَةً

12Onda carî bir menba'.

فِيهَا عَيْنٌ جَارِيَةٌ

13Onda yüksek serîrler.

فِيهَا سُرُرٌ مَرْفُوعَةٌ

14Konulmuş küpler.

وَأَكْوَابٌ مَوْضُوعَةٌ

15Dizilmiş koltuklar, yastıklar.

وَنَمَارِقُ مَصْفُوفَةٌ

16serilmiş nefîs döşemeler.

وَزَرَابِيُّ مَبْثُوثَةٌ

17Ya hâlâ bakmazlar mı o deveye: nasıl yaratılmış?

أَفَلَا يَنْظُرُونَ إِلَى الْإِبِلِ كَيْفَ خُلِقَتْ

18Ve o göğe: nasıl kaldırılmış?

وَإِلَى السَّمَاءِ كَيْفَ رُفِعَتْ

19Ve o dağlara: nasıl dikilmiş?

وَإِلَى الْجِبَالِ كَيْفَ نُصِبَتْ

20Ve o Arza nasıl satıhlanmış?

وَإِلَى الْأَرْضِ كَيْفَ سُطِحَتْ

21haydi ıhtar et; sen şimdi sırf bir öğütçüsün.

فَذَكِّرْ إِنَّمَا أَنْتَ مُذَكِّرٌ

22Üzerlerine musallat değilsin.

لَسْتَ عَلَيْهِمْ بِمُصَيْطِرٍ

23Ancak tersine giden ve küfr eden başka.

إِلَّا مَنْ تَوَلَّىٰ وَكَفَرَ

24Ki Allah onları en büyük azâb ile ta'zib edecek.

فَيُعَذِّبُهُ اللَّهُ الْعَذَابَ الْأَكْبَرَ

25Muhakkak onlar döne dolaşa bize gelecekler.

إِنَّ إِلَيْنَا إِيَابَهُمْ

26Sonra da muhakkak bize hisab verecekler.

ثُمَّ إِنَّ عَلَيْنَا حِسَابَهُمْ
Kaynaklar: Arapça metin: Tanzil Projesi (Tanzil Quran Text, Simple), CC BY 3.0 lisansıyla, değiştirilmeden kullanılmıştır. Türkçe meal: Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır'ın 1938'de tamamladığı orijinal tercüme (kamu malı); metin Vikikaynak'tan alınmıştır. Tercümenin dönemine ait eski Türkçe ifadeler olduğu gibi korunmuştur.
Diyanet İşleri Başkanlığı'nın güncel mealini okumak için: kuran.diyanet.gov.tr