Ana Sayfa › Hac ve Umre › Haccın Farzları

Haccın Farzları, Vacipleri ve Çeşitleri

Kategori: Hac ve Umre · Güncelleme: 6 Kasım 2026

Hac, belirli günlerde Arafat'ta vakfe yapmak ve Kâbe'yi tavaf etmek gibi ibadetleri, usulüne uygun şekilde yerine getirmektir. Gücü yeten her Müslümana ömründe bir kez farzdır. Kur'an-ı Kerim'de, yoluna gücü yetenlerin Kâbe'yi haccetmesinin Allah'ın insanlar üzerindeki bir hakkı olduğu bildirilir (Âl-i İmrân 3/97).

Hac Kimlere Farzdır?

Bir kimseye haccın farz olması için şu şartlar aranır:

Kadınların hacca giderken yanlarında bir mahremin bulunması şartı konusunda mezhepler arasında farklı görüşler vardır. Bu konuda Diyanet İşleri Başkanlığı'nın güncel görüşüne başvurmanızı öneririz.

Haccın Farzları

Haccın üç farzı vardır:

FarzAçıklama
1. İhramHacca niyet edip telbiye getirerek ihrama girmek. İhram, haccın şartıdır.
2. Arafat vakfesiArefe günü (Zilhicce'nin 9. günü) öğle vaktinden, bayramın birinci günü tan yeri ağarıncaya kadar olan süre içinde, az bir süre de olsa Arafat'ta bulunmak. Haccın en önemli rüknüdür.
3. Ziyaret tavafıArafat vakfesinden sonra Kâbe'yi yedi şavt tavaf etmek. Bayramın ilk üç gününde yapılması vaciptir.

Arafat vakfesini kaçıran kişinin o yılki haccı gerçekleşmez.

Reklam alanı

Haccın Vacipleri

Haccın başlıca vacipleri şunlardır:

Bir vacibin terk edilmesi haccı bozmaz; ancak mazeretsiz terk edilirse ceza olarak kurban (dem) kesmek gerekir.

Hac Çeşitleri: İfrad, Temettu, Kıran

ÇeşitNasıl yapılır?
İfrad haccıSadece hac için ihrama girilir; umre yapılmaz. Kurban kesmek gerekmez.
Temettu haccıHac aylarında önce umre için ihrama girilir, umre yapılıp ihramdan çıkılır. Sonra hac için yeniden ihrama girilir. Şükür kurbanı kesilir.
Kıran haccıUmre ve hac için birlikte ihrama girilir; ikisi de bitene kadar ihramdan çıkılmaz. Şükür kurbanı kesilir.

Türkiye'den hacca gidenlerin büyük çoğunluğu, kolaylığı nedeniyle temettu haccı yapar.

Not: Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve Hanefî mezhebi esas alınarak hazırlanmıştır. Hac ibadetinin ayrıntıları için kafilenizdeki din görevlisine veya Diyanet İşleri Başkanlığı Alo Fetva 190 hattına danışabilirsiniz.
Kaynaklar: Âl-i İmrân 3/97; Diyanet İşleri Başkanlığı, İlmihal I.