Ana Sayfa › Kur'an-ı Kerim › Namazda Okunan Kısa Sûreler

Namazda Okunan Kısa Sûreler: Arapçası, Okunuşu ve Anlamı

Kategori: Kur'an-ı Kerim · Güncelleme: 6 Kasım 2026

Namazda Fâtiha'dan sonra bir sûre veya en az üç kısa âyet okunur (zamm-ı sûre). Kur'an-ı Kerim'in son bölümündeki kısa sûreler, kolay ezberlendikleri için namazda en çok okunan sûrelerdir. Bu yazıda Asr, Fîl, Kureyş, Mâûn, Kevser, Kâfirûn, Nasr ve Tebbet sûrelerini bulabilirsiniz. İhlâs, Felak ve Nâs sûreleri için ayrı yazımıza bakabilirsiniz.

Asr Sûresi (103. Sûre, 3 Âyet)

Okunuşu ve anlamıArapçası

Bismillâhirrahmânirrahîm.

Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla.

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

1Vel-asr.

Asra yemin olsun ki,

وَالْعَصْرِ

2İnnel-insâne lefî husr.

İnsan gerçekten ziyandadır.

إِنَّ الْإِنْسَانَ لَفِي خُسْرٍ

3İllellezîne âmenû ve amilus-sâlihâti ve tevâsav bil-hakkı ve tevâsav bis-sabr.

Ancak iman edip salih ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve sabrı tavsiye edenler bunun dışındadır.

إِلَّا الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَتَوَاصَوْا بِالْحَقِّ وَتَوَاصَوْا بِالصَّبْرِ

Arapça metin: Tanzil Projesi (Tanzil Quran Text, Simple), CC BY 3.0 lisansıyla, değiştirilmeden kullanılmıştır.

Fîl Sûresi (105. Sûre, 5 Âyet)

Okunuşu ve anlamıArapçası

Bismillâhirrahmânirrahîm.

Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla.

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

1Elem tera keyfe feale rabbüke bi-ashâbil-fîl.

Rabbinin fil sahiplerine ne yaptığını görmedin mi?

أَلَمْ تَرَ كَيْفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِأَصْحَابِ الْفِيلِ

2Elem yec'al keydehüm fî tadlîl.

Onların tuzaklarını boşa çıkarmadı mı?

أَلَمْ يَجْعَلْ كَيْدَهُمْ فِي تَضْلِيلٍ

3Ve ersele aleyhim tayran ebâbîl.

Üzerlerine sürü sürü kuşlar gönderdi.

وَأَرْسَلَ عَلَيْهِمْ طَيْرًا أَبَابِيلَ

4Termîhim bi-hıcâratin min siccîl.

O kuşlar onlara pişmiş çamurdan taşlar atıyordu.

تَرْمِيهِمْ بِحِجَارَةٍ مِنْ سِجِّيلٍ

5Fe-cealehüm ke-asfin me'kûl.

Sonunda onları yenmiş ekin yaprağı gibi yaptı.

فَجَعَلَهُمْ كَعَصْفٍ مَأْكُولٍ

Arapça metin: Tanzil Projesi (Tanzil Quran Text, Simple), CC BY 3.0 lisansıyla, değiştirilmeden kullanılmıştır.

Kureyş Sûresi (106. Sûre, 4 Âyet)

Okunuşu ve anlamıArapçası

Bismillâhirrahmânirrahîm.

Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla.

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

1Li-îlâfi kureyş.

Kureyş'i alıştırdığı için,

لِإِيلَافِ قُرَيْشٍ

2Îlâfihim rihleteş-şitâi ves-sayf.

Onları kış ve yaz yolculuklarına alıştırdığı için,

إِيلَافِهِمْ رِحْلَةَ الشِّتَاءِ وَالصَّيْفِ

3Fel-ya'büdû rabbe hâzel-beyt.

Bu evin (Kâbe'nin) Rabbine kulluk etsinler.

فَلْيَعْبُدُوا رَبَّ هَٰذَا الْبَيْتِ

4Ellezî et'amehüm min cûin ve âmenehüm min havf.

O ki onları açlıktan doyurdu ve korkudan emin kıldı.

الَّذِي أَطْعَمَهُمْ مِنْ جُوعٍ وَآمَنَهُمْ مِنْ خَوْفٍ

Arapça metin: Tanzil Projesi (Tanzil Quran Text, Simple), CC BY 3.0 lisansıyla, değiştirilmeden kullanılmıştır.

Reklam alanı

Mâûn Sûresi (107. Sûre, 7 Âyet)

Okunuşu ve anlamıArapçası

Bismillâhirrahmânirrahîm.

Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla.

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

1Era'eytellezî yükezzibü bid-dîn.

Dini yalanlayanı gördün mü?

أَرَأَيْتَ الَّذِي يُكَذِّبُ بِالدِّينِ

2Fe-zâlikellezî yedu'ul-yetîm.

İşte o, yetimi itip kakar,

فَذَٰلِكَ الَّذِي يَدُعُّ الْيَتِيمَ

3Ve lâ yehuddu alâ taâmil-miskîn.

Yoksulu doyurmaya teşvik etmez.

وَلَا يَحُضُّ عَلَىٰ طَعَامِ الْمِسْكِينِ

4Fe-veylün lil-musallîn.

Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki,

فَوَيْلٌ لِلْمُصَلِّينَ

5Ellezîne hüm an salâtihim sâhûn.

Onlar namazlarından gafildirler.

الَّذِينَ هُمْ عَنْ صَلَاتِهِمْ سَاهُونَ

6Ellezîne hüm yürâûn.

Onlar gösteriş yaparlar.

الَّذِينَ هُمْ يُرَاءُونَ

7Ve yemneûnel-mâûn.

Ve en küçük yardımı bile esirgerler.

وَيَمْنَعُونَ الْمَاعُونَ

Arapça metin: Tanzil Projesi (Tanzil Quran Text, Simple), CC BY 3.0 lisansıyla, değiştirilmeden kullanılmıştır.

Kevser Sûresi (108. Sûre, 3 Âyet)

Okunuşu ve anlamıArapçası

Bismillâhirrahmânirrahîm.

Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla.

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

1İnnâ a'taynâkel-kevser.

Şüphesiz biz sana Kevser'i verdik.

إِنَّا أَعْطَيْنَاكَ الْكَوْثَرَ

2Fe-salli li-rabbike venhar.

Öyleyse Rabbin için namaz kıl ve kurban kes.

فَصَلِّ لِرَبِّكَ وَانْحَرْ

3İnne şânieke hüvel-ebter.

Asıl soyu kesik olan, sana kin besleyendir.

إِنَّ شَانِئَكَ هُوَ الْأَبْتَرُ

Arapça metin: Tanzil Projesi (Tanzil Quran Text, Simple), CC BY 3.0 lisansıyla, değiştirilmeden kullanılmıştır.

Kâfirûn Sûresi (109. Sûre, 6 Âyet)

Okunuşu ve anlamıArapçası

Bismillâhirrahmânirrahîm.

Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla.

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

1Kul yâ eyyühel-kâfirûn.

De ki: Ey inkârcılar!

قُلْ يَا أَيُّهَا الْكَافِرُونَ

2Lâ a'büdü mâ ta'büdûn.

Ben sizin taptıklarınıza tapmam.

لَا أَعْبُدُ مَا تَعْبُدُونَ

3Ve lâ entüm âbidûne mâ a'büd.

Siz de benim taptığıma tapmıyorsunuz.

وَلَا أَنْتُمْ عَابِدُونَ مَا أَعْبُدُ

4Ve lâ ene âbidün mâ abedtüm.

Ben sizin taptıklarınıza tapacak değilim.

وَلَا أَنَا عَابِدٌ مَا عَبَدْتُمْ

5Ve lâ entüm âbidûne mâ a'büd.

Siz de benim taptığıma tapacak değilsiniz.

وَلَا أَنْتُمْ عَابِدُونَ مَا أَعْبُدُ

6Leküm dînüküm ve liye dîn.

Sizin dininiz size, benim dinim banadır.

لَكُمْ دِينُكُمْ وَلِيَ دِينِ

Arapça metin: Tanzil Projesi (Tanzil Quran Text, Simple), CC BY 3.0 lisansıyla, değiştirilmeden kullanılmıştır.

Nasr Sûresi (110. Sûre, 3 Âyet)

Okunuşu ve anlamıArapçası

Bismillâhirrahmânirrahîm.

Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla.

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

1İzâ câe nasrullâhi vel-feth.

Allah'ın yardımı ve fetih geldiğinde,

إِذَا جَاءَ نَصْرُ اللَّهِ وَالْفَتْحُ

2Ve raeyten-nâse yedhulûne fî dînillâhi efvâcâ.

Ve insanların bölük bölük Allah'ın dinine girdiğini gördüğünde,

وَرَأَيْتَ النَّاسَ يَدْخُلُونَ فِي دِينِ اللَّهِ أَفْوَاجًا

3Fe-sebbih bi-hamdi rabbike vestağfirh, innehû kâne tevvâbâ.

Rabbini hamd ile tesbih et ve O'ndan bağışlanma dile. Şüphesiz O, tövbeleri çok kabul edendir.

فَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ وَاسْتَغْفِرْهُ ۚ إِنَّهُ كَانَ تَوَّابًا

Arapça metin: Tanzil Projesi (Tanzil Quran Text, Simple), CC BY 3.0 lisansıyla, değiştirilmeden kullanılmıştır.

Tebbet (Leheb) Sûresi (111. Sûre, 5 Âyet)

Okunuşu ve anlamıArapçası

Bismillâhirrahmânirrahîm.

Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla.

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

1Tebbet yedâ ebî lehebin ve tebb.

Ebû Leheb'in iki eli kurusun, kurudu da!

تَبَّتْ يَدَا أَبِي لَهَبٍ وَتَبَّ

2Mâ ağnâ anhü mâlühû ve mâ keseb.

Malı ve kazandıkları ona fayda vermedi.

مَا أَغْنَىٰ عَنْهُ مَالُهُ وَمَا كَسَبَ

3Seyaslâ nâran zâte leheb.

O, alevli bir ateşe girecektir.

سَيَصْلَىٰ نَارًا ذَاتَ لَهَبٍ

4Vemraetühû hammâletel-hatab.

Odun taşıyıcısı olarak karısı da.

وَامْرَأَتُهُ حَمَّالَةَ الْحَطَبِ

5Fî cîdihâ hablün min mesed.

Boynunda hurma lifinden bükülmüş bir ip olduğu halde.

فِي جِيدِهَا حَبْلٌ مِنْ مَسَدٍ

Arapça metin: Tanzil Projesi (Tanzil Quran Text, Simple), CC BY 3.0 lisansıyla, değiştirilmeden kullanılmıştır.

Not: Türkçe okunuşlar Arapça telaffuzu tam olarak yansıtamaz; namazda okunacak sûrelerin Arapça aslından, bir hocadan öğrenilmesi gerekir. Âyetlerin anlamı, sade bir dille verilmiştir.